Dava Açma Süresi İdari İşlemi Öğrenme Tarihi ile Başlamış Sayılır

1- İdarenin İşlemlerini Yazılı Bildirim Yükü

İdare tarafından düzenlenen işlemlere karşı dava açma süresi kural olarak yazılı bildirim veya ilan tarihinden başlar. İdari işlemin öğrenme tarihinden itibaren dava açma süresinin başlayıp başlamayacağı uygulamada tartışmalara neden olarak bir meseledir. Özellikle yazılı bildirimin zorunlu tutulduğu birtakım idari işlemler bakımından öğrenmenin etkisi ve dava açma süresinin başlangıcına etkisi konusunda farklı görüşler mevcuttur.

2- İdari İşlemlerin Öğrenilmesi ve Danıştay Kararları

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU, 23.09.2020 tarihli, 2020/1421 E.  ,  2020/1564 K.

“İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralı, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulması ve bu işlemlere karşı idari yollara veya dava yoluna başvurmalarına olanak sağlama amacını taşımaktadır.

Bununla birlikte, idari işlemin niteliğinin ve hukuki sonuçlarının davacı tarafından bütünüyle öğrenildiği kimi davalarda, bilgi edinmenin (ıttılanın) yazılı bildirimin sonuçlarını doğuracağı ve dava açma süresine başlangıç alınacağı Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Ancak, ıttılanın idari dava açma süresine başlangıç alınacağı şeklindeki genel bir kabul, Anayasa'nın 125. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'la bağdaşmadığından, bu istisnai durumun oluştuğu kabul edilerek bilgi edinmenin dava açma süresine başlangıç alınması, idari işlemin niteliği ve doğurduğu hukuki sonuç itibarıyla davacılar tarafından öğrenildiğinin kanıtlanması koşuluna bağlı olup; bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği de açılan idari davada idari yargı merciince karara bağlanacaktır.”

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU, 13.07.2020 tarihli, 2020/134 E.  ,  2020/1452 K.

“2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dava açma süresine ilişkin düzenlemelerinden bahisle; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihinin idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihi olduğu, ancak, Kanun'da öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği göz önünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği,

Yazılı bildirimle ilgililerin idari davaya konu edecekleri işlemden haberdar olmaları amaçlanmış olduğundan; yazılı bildirimin bulunmadığı hallerde dava açma süresinin, ilgililerin işlemden haberdar oldukları tarihten itibaren hesaplanması gerektiği, nitekim, 2577 sayılı Kanun'da ilgililerin idari işlemi öğrenmeleri üzerine dava açmalarını engelleyen bir hükmün de bulunmadığı”

Sonuç Olarak

İdari işlemin öğrenilmesi ile dava açma süresinin başlayacağı kural olarak doğrudan kabul edilemeyecek, Kurul kararları uyarınca öğrenmenin tebliğ hükmünde sayılabilmesi ve dava açma süresini başlatabilmesi için “idari işlemin niteliğinin” ve “doğurduğu hukuki sonuçların” tam olarak öğrenilmesinin ispatı gerekecektir. Öğrenme hususunun gereği gibi ispat edilip edilmediği, davacı taraf için sonuç doğurup doğurmayacağı, “doğurduğu hukuki sonuçlarının” anlaşılıp anlaşılmadığı şartları yerel mahkemece değerlendirilecektir.

 

Ecenur Tuncel Uyanık

Av. Ecenur Tuncel Uyanık

Yazar, İzmir Barosu'na kayıtlı Avukat olup, aynı zamanda Türk Patent ve Marka Kurumu'na kayıtlı yetkili Marka Vekilidir. Marka Hukuku alanında çalışmalarını yoğunlaştırmıştır.